Korkmayın açık denizlerde sizi batıracak dalga yoktur. Sığ sulardır hep bir tekneyi alaşağı eden. Kaybolmaktır en kötüsü denizlerde, fenerlere güvenin. Buyrun deyin lafınızı, lafla yürüsün peynir gemileri bu kez.





Bir Başka Beden de

>> 18 Ağustos 2008 Pazartesi

Ellerini verir misin bana sadece iki dakikalığına...Benimkiler kalsın şimdilik bi kenarda...Nasıl oluyor merak ediyorum senin ellerinde hayata dokunmak...Nasıl oluyor her şeyi baştan yaratmak...Ellerinin değdiği her şeyi nasıl güzelleşiyor merak ediyorum...Ellerin benim olsun iki dakikalık...Ben de güzelleştireyim dokunduklarımı ,bende anlayayım parmak uçlarımda dünyanın ruhunu...Bırak senin ellerinde kendi ellerimi seveyim...

Gözlerini verir misin bana sadece iki dakikalığa....Benimkiler kalsın kenarda zaten senin gibi bakamadıkları için anlamları yok belki de...Merak ediyorum basit cisimlerin nasıl gözlerinin ışığında muhteşemleştiğini,merak ediyorum nasıl her şeye gözlerinin okşayarak sevgi ile baktığını...Senin oldukları için mi daha güzel geliyor hayat,yoksa ben mi bakmayı bilmiyorum senin gibi...Senin gözlerinin içindeki renk sadece pembe mi?

Ayaklarını verir misin bana iki dakikalığına...Dünyayı senin adımlarınla dolanmak istiyorum...Merak ediyorum ayaklarının parmak uçlarında hissettiğin hayata bağlılığını...Merak ediyorum senin oldukları için mi bu kadar sağlam bastıklarını...Benimkiler dursun kenarda.Söz incitmeyeceğim ayaklarını hor kullanmayacağım onları,sadece iyiye, güzele giden yolları adımlayacağım...Zaten ayaklarının ezberindedir güzelliğe giden yollar, senin adımların gitmez hiç bi zaman çirkinliğe...

Kulaklarını verir misin bana iki dakikalığa...Merak ediyorum güzel şeyleri duymak nasıl oluyor diye...Nasıl hissedebiliyorsun can çekişen dünyanın ağıt ezgilerini...Ben duyamadım hiç bi zaman senin gibi...Şimdi en saklı kalanları bile duymak için ihtiyacım var kulaklarına...Söylenmeye cesaret edilemeyenleri....

Dudaklarını verir misin sadece iki dakikalığına bana...Sen gibi bi gülümseme ilişsin dudaklarından suratıma....

Yüreğini verir misin iki dakikalığına bana.. Benim yüreğim zaten hep köşede,kenarda...Sen gibi sevmek nasıl oluyor merak ediyorum...Nasıl oluyor da göğüs kafesinin içine hapsedilmiş küçücük bi yüreğe sığdırabiliyorsun dünyayı tüm tabiatıyla...Tutkularını istiyorum,sevmelerini, dünyaya secde edişini...

Sen gibi olmak nasıl bişey merak ediyorum... İki dakikalığına sen olabilir miyim?Zira bir ömürlük zaten kendimim...

Not:Bazen tanıdık ya da tanımadık yüzlerde bir gülümseme görürüz.Bir umut. Bir bakışta hayatı yakalayan birilerini. Kim olduklarının önemi yoktur. Bazen kim olduğunu bilmediğimiz birileri olmak isteriz. Onlar gibi bakmak, onlar gibi hakkıyla yaşamak her şeyi. Bu kendimize bıkkınlığımızdan değildir de bazen umudumuzun azalmasından, bazen de bir şeylerinin hakkını tam veremediğimiz için kıskançlığımızdandır. Yazılan da ,çizilen de, söylenen de hep bizizdir oysa...

3 yorum:

beenmaya 19 Ağustos 2008 14:39  

vayy vay vayy double yapmışsınız sayfayı. çifter giriceksiniz yani damardan he. len insan bir sorar bünye buna alışık mı diye :)) neyse bu bir hoş geldin(iz) yorumuydu. zira yazıları müsait bir anımda okuyup bizzat yorumlamam gerektiği hissindeyim. sevgiler efendim ikinize de...

özlem demirçi 21 Ağustos 2008 22:37  

cahilliğime ver sormayı unutmuşum bünye alışıkmı diye:)))sevgiler o zaman sana en kocamanından:))))))

Kaptanzade 9 Eylül 2008 22:51  

Gel sende yahu tuz ol biber ol. Artalım her gün.

diplerde

*Hayatın seni savurduğu yer, senin savrulmak istediğin yer olmayabilir. Dur ve bak; "buraya nasıl geldim"

*dünya batıyor iyi tutun, güneşle tek başına bırakacak seni.(haiku)


İzleyiciler

  © Blogger template Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP