Korkmayın açık denizlerde sizi batıracak dalga yoktur. Sığ sulardır hep bir tekneyi alaşağı eden. Kaybolmaktır en kötüsü denizlerde, fenerlere güvenin. Buyrun deyin lafınızı, lafla yürüsün peynir gemileri bu kez.





Mühim değil

>> 2 Aralık 2008 Salı


“Mühim değil” ne hoş bir laftır ne çok kabulleniş. Pek sever oldum ben uzun zamandır bu lafı. Çok kibarımdır o ayrıııı…. Ama kibarlığımı bir kenara bırakırsak aslında evet artık mühim değil ki ayağıma basılması, mühim değil damarıma basılması. Kızdıklarım yeter, kızmadan yaşamaya da bir yerden başlamalı. Sakarlık işte ayağına basılması, damarına basılması bir anlık gaflet. Asalım mı yani durduk yere.

Affetmeyi öğrenmeyi neden hep erteledik ki, karşımızdakilere yer açmak yerine alanları daraltarak ayağımızı ayağın altına sokup,"aha ayağıma bastın”suçlusun işte demelere ve bunun savaşlarına niye çıktık ki. Basit gençtik… Basit insandık… Basit hepsinden öte ben eksende yaşar olmaya alışıktık…

Yanıldık…

Mühim değil…

Öğrenmek işte böyle bir şey…


Hayatın aslında yaşama sanatı olması ve bu sanatda, hayatın içindekilerin tek tek önemli ve hepsinin aslında nasıl kırılgan, nasıl yitirilir olduğunu bilerek yaşamaya başladığınızda; hayatın bir gözünü daha öğreniyorsunuz. Kimse ve hiçbir şey kalıcı değil. İşte ta bu yüzden de o kadar önemliler ki, her bir geçirilebilen ân. Yaşasın bu gün de var işte. Yarın yarının sorunu, bu gün sahiplenerek yarına bir yol açtım. Yarın ise…

Mühim değil, bu gün vardı…


“Dip not: Ey benim öfkelerimi çalıp Karadeniz sahilinde kendine hayat kuran adam, Allah tependen baksın. Hayır azıcık kızmam gerekiyor kızamıyorum yahu. Hayır mühim değil biliyorum ama kardeşim bu kadarı da vurdum duymazlığa girmeye başladı… Tez elden bu işe el atıla. Karadenizden hırcın iki dalga kap gel .Bak bir 70'lik söyledim yanına lakerda, az ciroz, beyaz peynir. Balık çpazarındaki masada bekliyorum.

6 yorum:

beenmaya 2 Aralık 2008 09:13  

ne güzel olmuş bu yazı ya. ne bilindik, ne bizden, ne doğru...resimde çok güzel. hani kıskandım mı evet kıskandım. ama MÜHİM DEĞİL :))

Kaptanzade 2 Aralık 2008 12:51  

Bir melankoliğin krize giren bir ekonomide sosyolojik denemesi de sen bu yazıya. Sağolasın kız çocuğu.

efsa 2 Aralık 2008 15:16  

ben mühim değil, önemli değillerde hep bir acı duyumsarım her zaman. bir kırılganlık vardır o kelimelerde.
sense daha farklı bir açıdan bakmışsın. yine de güzel bakmışsın. :)

gülce 2 Aralık 2008 15:51  

ya ne alakası var ekonomik krizle anlamadım. ben kendimi bi affedebilsem başkalarını da affedeceğim.

Kaptanzade 2 Aralık 2008 16:58  

Gülce, affedebildiğinde herşey çözülür ve elbet buna kendinden başlamalı. Amanın guru gibi oldun yahu. Sevin sevilin mühim değil valla bu hayat kimseye kalmıyormuş.

Kaptanzade 2 Aralık 2008 16:59  

Kelimelerin içini umutla doldurmalı... Sağolasın Efsa.

diplerde

*Hayatın seni savurduğu yer, senin savrulmak istediğin yer olmayabilir. Dur ve bak; "buraya nasıl geldim"

*dünya batıyor iyi tutun, güneşle tek başına bırakacak seni.(haiku)


İzleyiciler

  © Blogger template Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP