Korkmayın açık denizlerde sizi batıracak dalga yoktur. Sığ sulardır hep bir tekneyi alaşağı eden. Kaybolmaktır en kötüsü denizlerde, fenerlere güvenin. Buyrun deyin lafınızı, lafla yürüsün peynir gemileri bu kez.





Karanlıktan Notlar/Tarihi yok....

>> 10 Aralık 2008 Çarşamba

Kattıklarına aldıklarına bakmadan anı yaşıyorum şimdilerde....
Şehrin karanlığında sokak aralarının günahına batıyorum...küfürbaz biri oldum canım her yandıkça...susmaktan vazgeçtim...avazım çıktığı kadar bağırıyor yalnızlığım...bi boş vermişlik balonu var elimde ha patladı ha patlayacak...An ise etrafımda dolanan şımarık bi çocuk...kaçıyor benden yakalayamıyorum zamanı......
Eksilirken sen benden, ben seni içimde çoğaltıyorum...
Ne kadar eksilebilirim ki kendimden daha...ne kadar kaçabilirim sonum olanlardan...ve ne kadar gizleyebilirim ki gerçekleri taş duvarların yalnızlığında...doğduğumuz gün artıyoruz hayata ve her gün çoğalıyoruz acımızla tatlımızla...tek eksilişimiz ölüm oluyor hayatın eski gardolabından, kapağını açmaya korktuğumuz...
ne kadar gitse de bedenin uzaklara, ne kadar gitse de bedenim uzaklara, kaç şehir geçse de arada ,kaç ülke değişse de , kaç deniz aşılsa da , kaç ıssızlıkta kalınsa da , zaman kendini unuttursa da eksiltmiyorum seni içimde...çoğalıyorsun her yeni güne...
unutulduğunu zannettiğin yerden başlıyorsun hayata tekrar kısa bi merhabayla.....
hiç bi şey unutulmuyor..ne sen, ne ben, ne zaman ne de yaşam...ve hiç bişey kaybolmuyor hafıza da, yürekte, bazen üstü küf tutsa da duruyorlar işte o kabuk altında...hadi canım diyorum “hepimize geçmiş ola”....
sebep yoktu ki sonucu olsun...bu defa sonuncusu olsun
sebebi yoktu bunca zamandır kendimden düşüşümün şimdiyse sebebim oldu düş sokaklarının ışıksız geceleri...bi yalnızlık istasyonun da tek başıma zamansız bi yolculuğun hazırlığındayım...ne gitmeye hevesliyim aslında ne de kalmaya...elimde kendi tarihimin anıları var sığmayan bavullar dolusu...giderayak çözüyorum zihnimin bekletilen bilmecelerini....
tarihini unutuyorum ilk gözüme düşüşünün.....
bakma sen benim kendi tarihim dediğime tarihim yok benim...bi doğduğum gün yazılmıştır hafızama...ne acılarımı sığdırabildim zamanın bi odasına ne de sevinçlerimi...tarihi yok benim yaşadıklarımın ondandır hayatımdan kaldıramayışımın...ne başını bilirim ne sonunu...bitmeyen bi nehir ömrüm tıpkı kelimeler gibi... bilmem kaç bahar geçmiş hayatımın üstünden, bilmem kaç defa güneşe dönmüş yüzüm, bilmem kaç kar fırtınasında kangren olmuş yüreğim, aklım...
tarihim yok benim bedenim yaşsız bi kadavra..... “hadi canım hepimize geçmiş ola” balon bu ha patladı, ha patlayacak.....

6 yorum:

gülce 11 Aralık 2008 14:41  

nefis bir yazıydı. ellerine yüreğine sağlık.

özlem demirçi 12 Aralık 2008 00:21  

teşekkürler....beğenine sevindim...seninde yüreğine sağlık...

Kaptanzade 12 Aralık 2008 11:46  

Garip, insan bazen isyanını dil bilgisine ters düşerek yazar. Noktadan sonra illa büyük harf ile başlanmalıdır. Niye, başlamayacağım işte,"tekrar kısa bir merhaba" bitmedi ki aslında cümlem. Başlamadı ki daha yeni bir cümle. Aynı cümledeyim ben. Ama ne gariptir, noktası olmayan, virgülü olmayan cümleler. Noktadan sonra nefeslenip Büyük harfin yeni nefesle seslendirilmesinden uzak cümleler ne anlaşılmaz olur. İsyan ne kadar kendi duvarlarında kalır.
Böyle okudum ben bu yazıyı. Anlayamadım, anladığıma kılıf bulamadım.

özlem demirçi 12 Aralık 2008 13:20  

benim kurallarım yok hocam bunu biliyosun...ne yazarken ne de yaşarken...anlaşılma telaşım da yok artık...ee o zaman bi ses demeli "niye yazıyorsun" diye...ben de susmalıyım gene...isyan bu tek başıma dört duvar arası...gene en iyisi kelimeleride susturmalı...

Kaptanzade 12 Aralık 2008 20:55  

Kuralların olmaması susman anlamına gelmez. Susma derim susarsan en başta ben kızarım. Yorumumu alınganlıkla almana alındım.

özlem demirçi 12 Aralık 2008 23:38  

hepimizde bi alınganlık mı başgösterdi yoksa....susmalarımda gevezeliğimde kendimle...bilirsin ne kelimelerimden ben geçerim ne de kelimelerim benden geçebilir...e o zaman sorun ne?...ya da en iyisi boşver...zaten kuralsızlık bozmuş ahengi daha da bozmayalım sayfanın rengini:))))

diplerde

*Hayatın seni savurduğu yer, senin savrulmak istediğin yer olmayabilir. Dur ve bak; "buraya nasıl geldim"

*dünya batıyor iyi tutun, güneşle tek başına bırakacak seni.(haiku)


İzleyiciler

  © Blogger template Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP