Korkmayın açık denizlerde sizi batıracak dalga yoktur. Sığ sulardır hep bir tekneyi alaşağı eden. Kaybolmaktır en kötüsü denizlerde, fenerlere güvenin. Buyrun deyin lafınızı, lafla yürüsün peynir gemileri bu kez.





ihbar ediyorum sayın savcım

>> 10 Ocak 2009 Cumartesi

Bu gün Ankara’yı deşiyordu kepçeler. Silah varmış, “birinin” krokisinde bulmuşlar yerlerini.

Bilmem ki birinin krokisinde de bizler çıkar mıyız acep. Hani 70 li yıllardan beri okuyup bu ülkede mesleğini yapmaya çalışan üç beş paraya günü kurtarmaya çalışan ve sonra mesleğinden tiksinen, mesleğinden ve o mesleğe atılmak için verdiği çabaya lanet eden ve üstü her gün kalın bir cehalet toprağı ile kaplanan, havasızlıktan boğulmuş ve oracıkta kabullenerek kalmış kocaman yığınları da bulurlar mı?

Bu ülkede evine gidecek parası olmadığı için gidemeyen(yıllarını bilgisayar yazılımına vermiş), çocuğunun dişçi parasını ödeyip servis parasını ödeyemeyen(yıllarını televizyona vermiş). Bütün bunları dert ettiği için hayatını zehir eden işte o toprağın altına itilmiş ve üzeri örtülmüş bir kitle yatıyor.

Varın siz mafya ile toprak ağsını ve polis şefinin aynı kazada aynı arabada yer aldığı ve öldüğü silahları alın, bulun ve bunu; anlı şanlı paşalara bağlayın. Yetmedi bunu bir de adı hep ispiyonculukla anılmış, siyasi yanı sözde olan aydınlıkçı olan bir şahsa bağlayın o da yetmedi, güneydoğuda uyuşturucu-silah trafiğini yönlendiren asker eskilerine dayandırın.

Yetmez, kepçeler daha bizi bulmadı. Hani şu doğalgaz parasını denkleştiremeyen, hani yarın işim var mı diyenleri. İşte sayın savcım silahtan çok öte gömülen var bu ülkede.

Ankara’yı deştiniz yaşasın gazete kağıtlarından bulduk silahların gömü yılını.

İhbar ediyorum sayın savcım bu ülkede 1950 yılından beri insan gömüyorlar diri diri. Emeğini, yeteneğini, eğitimini, geleceğini. Krokisi bende savcım ahanda veriyorum size.
Anadolu denen yurt buyurun deşin

4 yorum:

Aydan Atlayan Kedi 10 Ocak 2009 15:11  

Ürperttin be Kaptan... Toprağa basamaz oldum. Altımızda diri diri gömülenler...

gülce 10 Ocak 2009 19:51  

Dejavu. hep aynı senaryolar... kalemine sağlık.

Yeşim Özdemir 22 Ocak 2009 09:51  

Çok haklısın Engin! Yıllardır insanlar -yani bazıları; bizim gibiler- yavaş yavaş gömülüyorlar toprağa. Erdemi ve onuru boğuyorlar yavaş yavaş.

Kaptanzade 22 Ocak 2009 13:26  

Yıllar içerisinde olup bitenlere baktığımda karşımızdaki temâşanın ne denli kör gözüm parmağına ve ne denli aymaz olduğunu görüyorum. Sloganlar ve beylik kutuplaşmaların çekimlerinde bir yığın put yaratıp o putların kölesi olunmuş. Bu bir süreç, bu da geçecek ve evet umarım daha yaşanılası doktirinler edineceğiz. Ama bu topraklarda bunca pislik nasıl temizlenecek işte bilmiyorum. Elif Şafak'ın dediği gibi boşluk içini kusuyor ve kaos hakim. Hepimize kolay gelsin.

diplerde

*Hayatın seni savurduğu yer, senin savrulmak istediğin yer olmayabilir. Dur ve bak; "buraya nasıl geldim"

*dünya batıyor iyi tutun, güneşle tek başına bırakacak seni.(haiku)


İzleyiciler

  © Blogger template Romantico by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP